Eurasianism “Classical” and “Neo”: The Lines of Continuity


Prof. Dr. Mark BASSIN
Çeviren: Özgür TÜFEKÇİ

Özet:
Rus dış politikasının en önemli boyutlarından biri Avrasyacılık‟tır. Bugün Aleksandr Dugin‟in öncülüğünü yaptığı “Yeni Avrasyacı” görüş, geçmişteki “Klasik Avrasyacı” fikirlerden beslenmektedir. Günümüzde Dugin, Yeni Avrasyacılığın önemini ortaya koymak, derinliği ve kökenine vurgu yapmak için her ne kadar klasik Avrasyacılığa atıfta bulunsa da, bu iki gelenek arasında aslında benzerliklerden çok farklılıklar vardır. Söz konusu farklılıklar dört noktada toplanabilir: kavramsal çerçevede, coğrafi boyutta, Batı‟yı algılama şeklinde ve jeopolitik bağlamda. Buradan hareketle bu çalışma, “Avrasya nedir?”, “Avrasya nerededir?”, “Batı nedir?” ve “Avrasya‟nın dünyadaki yeri nedir?” soruları temelinde Dugin‟in yeni Avrasyacılık düşüncesinin, klasik Avrasyacı görüşle karşılaştırmalı bir analizini yapmaktadır.

Anahtar kelimeler: Aleksandr Dugin, Avrasyacılık, Batı, Jeopolitik, Rusya

Abstract:
The Eurasianism is one of the most important aspects of Russian foreign policy. The present “neo Eurasian” approach pioneered by Aleksandr Dugin is nurtured by the “classical Eurasian” perspective of the past. Although Dugin refers to the classical Eurasianism in order to demonstrate the importance of the neo Eurasianism and to emphasize its depth and origin, in fact there are more differences than similarities between the two traditions. The differences can be grouped in four categories: conceptual framework, geographical dimension, perception of the West and geopolitical context. Moving from these differences, this paper through the questions “What is Eurasia?”, “Where is Eurasia?”, “What is the West?” and “What is the place of the Eurasia in the world?”, attempts to make a comparative analysis between the “neo Eurasianism” approach of Dugin and “classical Eurasianism” concept.

Keywords: Aleksandr Dugin, Eurasianism, West, Geopolitics, Russia


GİRİŞ
Stephen Shenfield‟in belirttiği gibi Avrasyacılık kavramı birçok şey ifade eder. Aslında bu durum fiilen, Sovyetler Birliği sonrası politika anlayışının geçici ideolojik birikimi içerisinde var olan popüler anahtar kavramlardan biri olarak ortaya çıkan Avrasyacılık terimi için bir küçümsemedir. Diğer taraftan, popülarite tutarlılığın devam ettirilmesi için olmazsa olmaz bir şart değildir ve bu Avrasyacılık için de kati surette geçerli bir durumdur. Ulusal düzeyde, birçok farklı Avrasya menşeli görüş açıları ve doktrinler Evgenii Primakov‟dan Gennadii Ziuganov‟a ve unutulmaması gereken Aleksandr Dugin‟e kadar uzanan seçkinler silsilesi tarafından dile getirilmektedir. Son dönemde artan şekilde Vladimir Putin‟in de gizli bir Avrasyacı olduğu dile getirilmektedir. Bunun ötesinde, Rusya‟nın siyasi merkezinin dışında, Sovyetler Birliği sonrasındaki boşluk içerisinde etnik açıdan hem Rus olan hem de olmayan yerel siyasi seçkinler tarafından Avrasyacılık modelleri geliştirilip güçlendirilmiştir. Rus olmayan yerel siyasi seçkinler Kazakistan, Tataristan ve Sibirya‟da yerleşmiş bulunan çeşitli yerli grupları kapsamaktadır. Tüm bunlara ek olarak, iki dünya savaşı arası yılların „klasik‟ döneminin (ki bu dönem kendi içerisinde oldukça heterojen ve ideolojik olarak bölünmüş bir harekete tanıklık etmiştir) ve Sovyetler Birligi‟nin kendi içerisinde Avrasyacı hareket ile ilgili bakış açılarını sürdürmeye yönelik denemelerin (bu denemelerin büyük kısmı L. N. Gumilev‟e aittir) vukuu bulduğu 20. yüzyıl, ardında zengin bir Avrasyacılık mirası bırakmıştır. Tüm bu çeşitli cisimleştirmeler, farklılaşan siyasal içerikleri ve ileri düzeyde farklı olan siyasal ve ideolojik gündemleri uyumlu hale getirmek için şekillendirilmişlerdir ve şekillendirilmeye devam edilmektedirler. Bunun temel nedeni, sınırlı ve temel düzeyde bile olsa Avrasyacılığın herhangi anlamlı bir şekilde bir takım doktrinel paydalara indirgenmesinin imkânsız olmasıdır. En fazla iki ortak unsurun tüm bu modeller içerisinde yer aldığı söylenebilir: Avrasyacılık her tabanda Avrupa ve Asya temelli ilkelerin yegâne sentezini temsil ettiğini ileri sürmekte ve bu iddiasina günümüzde „klasik‟ mirasın tek varisi olduğunu da eklemektedir.

Bu makale, Avrasyacılığın karışık ideolojik durumunu düzenlemek için, 1920‟lerin ve 1930‟ların Klasik Avrasyacılığı‟nın ışığı altında önemli güncel açıklamaları (özellikle Aleksandr Dugin‟in fikirleri) dikkate alarak bir başlangıç arayacaktır. Yukarıda da belirtildiği gibi Dugin, Sovyet Rusya sonrası dönemde Avrasyacı konseptin çok önemli bir temsilcisidir ve tam bu noktada söylenebilir ki; Dugin konu ile ilgili en çok tanınan ve en üretken yazar ve yorumcudur. Buna ek olarak Aleksandr Dugin, kamu siyaset alanı içerisinde önceleri siyasi hareket olarak anılan bir organizasyondan daha sonra Avrasyacı siyasi parti oluşumuna kadar herkesten daha fazla bu fikirleri geliştirmeyi başarmıştır. Herkesten çok Dugin için, Klasik Avrasyacılığın siyasal-entellektüel mirasını temsil etme isteği, yansıtılmak istenen mesajın temel unsurudur. O geçmişten gelen bu devamlılığı farklı yollarla sürdürür. Bu amaçla bir taraftan kendi yazılarında klasik geleneğe olan ideolojik bağlılığını açıkça ortaya koyarken, diğer taraftan klasik Avrasyacılığın temel eserlerinin geniş ölçekli kurgulanıp yeniden basılmasını sağlar. Bu eserlerin kurgulanıp yeniden basılması yoluyla Dugin, iki dünya savaşı arası dönemin analizinin yapılmasını sağlamış ve bunun sonucunda da bu dönemi günümüz için kolay incelenebilir hale getirerek çok önemli bir hizmet gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda bu durum onun diğer amacı olan literatüre damgasını vurma isteğine hizmet etmiştir ve bu sayede onun devamlılığı canlandırma talebini de desteklemiştir. Tüm bunların ışığı altında bu makalenin amacı, Dugin‟in kendi fikirleri ile önceki dönemin bakış açıları ve öncelikleri arasındaki önemli yansımaların ve uyumsuzlukların bazılarını ayrıntılı bir şekilde göstermektir.


Published at Caucasus International. To Download click here, here or here.


Klasik_ve_Yeni_Avrasyacilik_Gecmisten_Ge-1

How to Cite:

TUFEKCI, O. (2011), “Eurasianism ‘Classical’ and ‘Neo’ The Lines of Continuity” (Klasik ve Yeni Avrasyacılık: Geçmişten Gelen Devamlılık) by Mark Bassin”, Bilge Strateji Dergisi, Cilt 3 Sayı 4, s. 117-135.


Hits: 155

Leave a Reply

Your e-mail address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.