The Impact of Regional Cooperations: TRACECA and Eurasian Economic Union Cases


Öz
Avrasya coğrafyası, Soğuk Savaş sonrası dönemde önemli bir dönüşüm geçirmiş ve dağılan SSCB’nin Rus askeri ve ekonomik hedefleri doğrultusunda yeniden organize edilmesine ve aynı dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası sistemdeki rolünü yeniden sorgulamasına tanıklık etmiştir. Bu süreçte iki ülkenin de uluslararası ilişkilere ve dünya ekonomisine entegrasyon sürecinde bölgeselleşmenin önemli bir değişken olarak ön plana çıktığını görmekteyiz. İki ülke de söz konusu dönemde bölgeselleşme adına gerek birbirleriyle gerekse bölge ülkeleriyle çok sayıda anlaşmalar imzalamış, işbirlikleri oluşturmuş, örgütlenmeler içine girmişlerdir. Bu anlamda, bu makale Avrasya coğrafyası’nı yakında ilgilendiren bölgeselleşme girişimleri olarak karşımıza çıkan TRACECA ve Avrasya Ekonomik Birliği’nin Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzyıllardır sahip oldukları ilişkilere ya da rekabete ne ölçüde etki ettiğini incelemektedir.

Anahtar Kelimeler: TRACECA, Avrasya Ekonomik Birliği, Bölgeselleşme, Türkiye, Rusya

Abstract
Eurasian geography has witnessed that the USSR has undergone a significant transformation to be reorganised in line with the Russian military and economic targets in the post-Cold War era and the Republic of Turkey has questioned its own role in international system in the same period. It is seen that regionalisation is a significant variable in the both countries’ integration process into international relations and world economy. In this post-Cold War era, both countries have signed a number of agreements, formed alliances, built organisations with each other as well as neighbouring countries. In this sense, this article analyses to what extent TRACECA and the Eurasian Economic Union affect the relationships between the Republic of Turkey and the Russian Federation.

Keywords: TRACECA, Eurasian Economic Union, Reginalisation, Turkey, Russia


Giriş
Küresel siyasette var olan demografik, ekonomik ve jeopolitik sorunlara rağmen Rusya, SSCB dönemindeki gücüne kavuşmak ve o dönem kendisine bağımlı olan Orta Asya, Kafkasya ve Doğu Avrupa ülkeleri üzerindeki nüfuzunu tekrar ele geçirmek için elinden gelen tüm stratejik hamleleri yapmaktadır. Bu stratejik yönelim, günümüzde kendisini daha çok yumuşak güç uygulamaları şeklinde gösterse de Rusya, yer yer askerî güç kullanmaktan da imtina etmemektedir. Diğer tarafta, 2000’li yıllar ile birlikte iç ve dış politikasında önemli açılımlar gösteren, bölgesel bir güç olabilmenin ötesine geçmeye çalışan, uluslararası sorunlara müdahil olup çözüm önerisi getirme amacı taşıyan bir Türkiye bulunmaktadır.

SSCB’nin yıkılmasını takiben Orta Asya ile Kuzey ve Güney Kafkasya’da iki ülke arasında başlayan nüfuz rekabeti, her şeye rağmen iki ülkenin işbirliği geliştirmelerinin önüne geçmemiş; 2015 yılının son aylarında ortaya çıkan ve ilişkilerin yeniden tanımlandığı sürece kadar iki ülke rekabetin gölgesinde ama dostça bir ilişki yürütmüştür. Bahse konu rekabet ve dostluk, değişen bölgesel dinamiklerin ışığı altında çeşitli yapısal değişimler göstermiştir. Bu değişimlerden bazıları nadir de olsa sıcak çatışmalara dönüşme potansiyeli taşırken bazıları da stratejik hamleler üzerinden nüfuz sınırlarının değişimi şeklinde kendini göstermiştir. Bu anlamda bu makale stratejik boyutlu bölgeselleşcilik hamleleri olarak TRACECA ve AEB’nin (Avrasya Ekonomik Birliği) Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisini inceleyecektir.

TRACECA (Avrupa Kafkasya Asya Ulaştırma Koridoru)

Soğuk Savaş’ın sona ermesi, Doğu bloğu ülkelerinin bazılarının eski düşmanlarına yani Batı bloğu ülkelerine yönelik yakınlaşmalarının söz konusu olmasına sebebiyet vermiştir. Bu duruma verilebilecek örneklerden bir tanesi TRACECA, yani Avrupa Kafkasya Asya Ulaştırma Koridoru’dur. Avrupa Birliği’nin desteğiyle Mayıs 1993 tarihinde Brüksel’de biraraya gelen sekiz ülke (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan) TRACECA Programı’nı başlatmışlardır. Brüksel Deklarasyonu’nun imzalanmasıyla bu ülkeler, Avrupa’dan Karadeniz, Kafkasya ve Hazar Denizi üzerinden Orta Asya ülkelerine uzanan bir ulaşım koridoru oluşturmayı amaçlamışlardır. 1996-1998 yılları arasında Ukrayna, Mogolistan ve Moldovya programa katılmıştır. 2000 yılının Mart ayında Tiflis’te gerçekleştirilen ilk TRACECA toplantısında Bulgaristan, Romanya ve Türkiye, Avrupa Komisyonu’na TRACECA’ya katılmak için resmî başvuru yapmışlardır ve bu başvuruları kabul edilmiştir. Takip eden yıllarda TRACECA popülaritesini arttırmaya devam ettiği için 2009 Temmuz ayında İran İslam Cumhuriyeti’nin katılımı gerçekleşirken aynı yıl içinde Litvanya’ya gözlemci statüsü verilmiştir.

TRACECA oluşturulurken belirlenen eksikliklerin giderilmesi amacıyla ilk 15 milyon avro, bölge içindeki ticaret ve ulaşımı geliştirmek ve bölgenin Batı’ya doğru açılımını sağlamak için kullanılmıştır. TRACECA Programı, varolan demiryolları, karayolları ve limanların yenilenmesi ve ihtiyaç duyulan lokasyonlarda yenilerinin inşa edilmesi amacını taşıyan bir yatırım projesidir.


Published at Caucasus International. To Download click here, here or here.


Bolgesel_Isbirliklerinin_Turk-Rus_Iliski (1)

How to Cite:

TUFEKCI, O. (2016), “Bölgesel İşbirliklerinin Türk-Rus İlişkilerine Etkisi: Traceca ve Avrasya Ekonomik Birliği Örnekleri (The Impact of Regional Cooperations: TRACECA and Eurasian Economic Union Cases)”, TYB Akademi, Vol. 6 No. 17, Mayıs , ss. 159-172.


 

Hits: 153

Leave a Reply

Your e-mail address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.